|
Sevgili Gençler,
Karşınızdaki sanal kitapevi ve kitap kulübü olarak sizleri muhatap aldık. Çünkü siz bizim en kıymetli varlığımız, geleceğimiz, yarınlarımızsınız. Sizin iyi yetişmenizi istiyoruz. Bu da ancak sizin kitap okuma alışkanlığınızı kazanmanız ve kitap okumanızla mümkün.
Kitap okuma alışkanlığı kazanabilmek için okumaya, seviyenize uygun kitaplardan başlamalısınız. Elinize aldığınız kitap akli yapınıza, fikri seviyenize, kültürel durumunuza uygun olmalı. Buna dikkat etmez, seviyenizin altında veya üstünde kitaplar okumaya kalkarsanız birkaç sayfa okur, sıkılır, atar, bir daha da elinize kitap almak istemezsiniz. Kendi kendinize kötülük etmiş olursunuz.
Okuyacağınız kitaplar seviyenize uygun, faydalı kitaplar olmalı. Bazı kitaplar bal, bazıları da harnup(keçi boynuzu) gibidir. Bir kaşık baldan alacağınınz gıda yerine bir kilo keçi boynuzu yemenize gerek yok.
Hani bir şey anlatılır;
|
|
Devamını oku...
|
|
|
1944 yılında Aksaray’ın Yaprakhisar köyünde doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Aksaray’da yaptı. Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca bölümünde mezun oldu. Çeşitli ortaokullarda, liselerde ve Selçuk Eğitim Enstitüsünde görev yaptı.
12 Eylül 1980 darbesinde, daha önce Konya Akıncılar Derneğinde verdiği seminerlerden dolayı tutuklandı, dokuz ay tutuklu kaldı. Marmara Üniversitesinde öğretim görevlisi iken, 1982 de ayrılmak zorunda kaldı.
Bir kutlu davaya, mutlu geleceğe inandı. Hayatı boyunca davasının kavgasını verdi. Hep koştu, düştü, kalktı yine koştu. Ömrü yarım kalan koşularla geçti. |
|
Gençlerle birlikte kültürel çalışma yapmak, ne istediğini, ne yapacağını bilen; şuurlu, kararlı ve güçlü bir sivil toplum hareketi oluşturmak istiyoruz. Elinizdeki kitap hareketimizin projesi niteliğinde...
Hiçbir cemiyet ve cemaati kendimize rakip telakki etmiyoruz. Onlar birer odu, irfan ordusu. Biz ise akıncıyız.
Akıncı bir dava adamıdır. Akın bir ruh, bir dava, bir hareket. Bu ruhu, bu davayı benimseyen herkes akıncı ve hareketimizin doğal üyesi.
Akıncı ! Heey...
Nerde bir akıncı var, orda akın var demektir.
Nerde bir akıncı ver, orda akın başlamalı. |
|
... İlk insan ve ilk peygamber Hz Adem'den beri; her insan, isteyerek veya istemeyerek, şuurlu ya da şuursuz kendine şu soruları sordu: Ben neyim, beni kim yarattı? Nereden geliyorum, nereye gideceğim? Öldükten sonra her şey bitecek, ot, çöp gbi, kuruyup yok mu olacağım? Değilse ne olacak?..
Bir insanın bu sorulara verdiği cevap, onun dünya görüşünü, hayat anlayışını belirler. İnsan, bu sorulara verdiği cevaba göre hayatını tanzim eder.
İnanan insanın dünya görüşü; doğmadan önce verilmiş bir söz, bu dünyada söze sadakat ve öbür dünyada muhakeme üzerinde kurulu. |
|

Önsöz
Aynadaki Kemalizm kitabının web sitesi için tıklayın:
Mustafa Kemal ve Kemalizm hakkında yazılmış yüzlerce, binlerce kitap olmasına rağmen neden bu kitabı yazmak ihtiyacını hissettim? Bir tek nedeni var, okuru düşünmeye, bir başka açıdan düşünmeye davet etmek. İnsanımız bu konularda düşünmeye başladığı an, ülkemizde çok şeyin, hatta her şeyin değişeceğine inanıyorum.
Bir batılı mütefekkir, “ Ayna en büyük icattır, çünkü insan onda kendini görür.” der. Kemalizm’e ayna tutayım, Kemalistler onda kendilerini görsünler ve de düşünsünler istedim.
Bir tek kişinin bile düşünmesini sağlar, kafasındaki yanlış düşünce kalıplarını kırabilir isem kendimi mutlu sayarım.
Hangi Atatürk?
Soruyorlar: "Atatürk'ü seviyor musun?" Sevmiyorum demek suç, sevmek zorundayız. Ama hangi Atatürk'ü seveceğiz? Fesli M. Kemal'i mi, kalpaklı M. Kemal'i mi, fötr şapkalı Kemal Atatürk'ü mü?
Fesli ve kalpaklı M. Kemal bir Osmanlı paşası, bir Müslüman hem de müteşerri bir müslüman. Balıkesir'de Zağanos Camiinde okuduğu hutbe bunun kanıtı.
Şapkalı Kamal Atatürk'e gelince... Kemalistlerin kimine göre ilah, peygamber hatta ve hâşâ Allah. Kimine göre ateist, kimine göre de Şamanist (güneşe tapan).
Edip Ayel şiirinde aynen şunu söyler:
Zindan kesilen ruhlara bir nur gibi doğdun
Türk ırkının en son ulu peygamberi oldun
Tutsak seni yüce Tanrıyla müsavi
Toprak olmaz kalp, doğmuşsa semavi
Ölmez bize cennetlerin ufkundan inen ses
İnsanlar ölür, Türklüğe Allah olan ölmez.
(Atatürk şiirleri antolojisi – Behçet Necatigil)
|
|
Devamını oku...
|
|

Önsöz
… Bu kitap bir şiir derlemesi. Derlemeyi yaparken tek kaygımız sanat oldu. İdeolojik bir tercihte bulunmadık. Şairin dünya görüşü, hayat anlayışı ne kendisini görmezden gelmemize, ne de öncelik vermemize sebep oldu. Necip Fazıl’dan Nazım Hikmet'e, Y. Bülent Bakiler’den Ahmet Arif’e, Abdurrahim Karakoç’tan Şemsi Belli’ye kadar değerli her şaire, kıymetli her şiire yer verdik. Amacımız gençlerimize bir nebzecik de olsa okuma, şiir okuma zevki tattırabilmek idi. Başarabildikse ne mutlu.
Aşağıda kitaptan parçalar okuyacaksınız:
Sonsuz karanlığımın ışığı sen, hızı sen
Kalbim gök kadar geniş, onun tek yıldızı sen.
***
Bir han köşesinde kalmışım hasta
Gözlerim kapalı, kulağım seste
Kendim gurbet elde, gönül heveste
Gelme ecel gelme üç gün ara ver
Al benim sevdamı götür yâre ver
Âşık Kerem
***
Yar deyince kalem elden düşüyor
Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor
Lambada titreyen alev üşüyor
Aşk kâğıda yazılmıyor Mihriban
Abdurrahim Karakoç
|
|
Devamını oku...
|
|
|